
Şiir ozanların kendi karakterlerine göre türlere ayrıldı. Daha ağırbaşlı olanlar güzel eylemleri ve güzel insanların eylemlerini, daha sıradan ozanlar da bayağı insanlarınkileri taklit ederlerdi; birinciler ilahiler ve övgü şiirleri söylediği gibi ikinciler de yergiler söylerdi. (Sayfa 10)
(…) tragedyanın ilkesi, âdeta ruhu, öyküdür; karakterler ikinci sırada gelir, (resimde de durum az çok böyledir: Birisi en güzel boyaları boca etse, karakalem bir resim kadar haz vermeyebilir); tragedya bir eylemin taklididir ve eylem halindeki kişileri o eylem aracılığıyla taklit eder. (Sayfa 17)
Görünen o ki bütün olarak şiir sanatının ortaya çıkması iki nedene dayanır ve ikisi de doğal nedenlerdir: Taklit etme insanlarda çocukluktan itibaren ortaya çıkar, insanları diğer hayvanlardan ayıran şey taklit etmeye en yatkın hayvan olmaları ve ilk öğrendiklerini taklit yoluyla öğrenmeleridir ayrıca bütün insanlar taklitlerden hoşlanır. (Sayfa 9)
İki tragedyanın aynı olup olmadığını anlamanın en adil yolu öyküye bakmaktır, yani düğüm ve çözüm aynı mı diye bakmak. Birçok ozan iyi düğüm atar ama kötü çözer, oysa ikisi arasında bir denge kurmak gerekir. Daha önce birçok kez söylenen şeyi akılda tutmalı ve tragedyanın destana özgü bir olay örgüsüyle kurulmaması gerektiği akıldan çıkarılmamalıdır (…) (Sayfa 52)
En inandırıcı ozanlar aynı doğadan yola çıkarak duygulara bürünenlerdir; içinde fırtınalar kopan biri karşındakinde de bu fırtınaları koparır, öfkelenmiş olan biri öfkeyi en gerçek haliyle yansıtır. Bu nedenle şiir sanatı hezeyanlı insandan ziyade doğal olarak yetenekli insanın işidir; çünkü yetenekli insanlar kolayca şekilden şekile girer, hezeyanlı insanlarsa kendinden geçmeye eğimlidir. (Sayfa 49)*
Kitap Künyesi I Poetika-Şiir Sanatı Üstüne
Aristoteles
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Çevirmen: Ari Çokona, Ömer Aygün
Yılı: 2016
Sayfa Sayısı: 112
Baskı Tarihi: Eylül 2016
Poetika-Şiir Sanatı Üstüne
Aristoteles (MÖ 384-322): Antik Yunan felsefesinin önemli isimlerinden Aristoteles Platon’un öğrencisi, Tiran Hermias ile Büyük İskender’in hocası, Lykeion okulunun kurucusudur. Orta Çağ’da Musevi ve Müslüman düşünürleri, Hristiyan teolojisini, özellikle de skolastik düşünceyi etkilemiş, etkisi Aydınlanma Dönemi’ne, Rönesans’a ve Reform’a yayılmıştır. Klasik mantığın kurucusudur. Biyoloji, botanik, zooloji, kimya, etik, mantık, metafizik, retorik, bilim felsefesi, fizik, şiir sanatı, siyaset kuramı, psikoloji hakkında günümüze ulaşan yazıları, anılan tüm alanlarda kurucu metinler olarak değerlendirilir. Edebiyat eleştirisi, edebiyat kuramı ve dramanın kurucu metinlerden biri olarak kabul edilen, Poetika –Şiir Sanatı Üstüne; Aristoteles’in Platon’un taklitçi sanata dair eleştirilerine verdiği bir yanıttır. Günümüze yalnızca tragedya ile ilgili kısmı ulaşmıştır. Aristoteles, bu kısa ama öz metinde tragedyaya dair temel kavram ve ilkeleri tartışmaktadır.*

Yorum bırakın