
Ülker Ünaldı’nın Eylül 2023′ te Dilkitap’tan çıkan öykü türündeki, “Ahşap Köşkün Basamakları” adlı eserinde edebiyatseverleri birbirinden renkli ve farklı metinler bekliyor. Toplamda otuz öyküden oluşan kitapta Ünaldı’nın tatlı sert üslubu, kendine has hicvi ve içtenliği ilk göze çarpan unsurlar… Dil ve anlatım kısmında dişil, biraz da isyankâr bir bakış açısının hâkim olduğunu gözlemlediğimi söylemeliyim. Sokağın dilinden, argodan da bolca yararlanmayı bilmiş yazarımız.
Kitabın geneline hâkim olan isyankâr havanın, alaycılığın, okurlar tarafından kolayca sezinleneceği kanısındayım. Hakkı hukuku çiğnenen, yok sayılan, türlü türlü damgalar yiyen kadınların yürek burkan öyküleri kitapta ciddi bir yer tutuyor. Hayvanlara, doğaya hatta Tanrı’ya yönelik oldukça fazla vurguyla karşılaşıyoruz.
Okuma deneyimim esnasında bariz bir aksamaya rastlamamakla birlikte, daha iyi bir editörlük çalışmasıyla, kitaptaki kimi öykülerin daha iyi hâle getirilebileceğini düşünmeden edemedim. Ayrıca ara sıra rastladığım baskı hataları (okumaya engel bir durum olmasa da) okurların keyfini kaçırabilir endişesini taşıdım. Gelelim bu özel kitaptan öne çıkarmak istediğim öykülere…
Şengül:
Tokat gibi ifadelerin okurun yüzünde patladığı Şengül’de, anlatıcıyla aynı tarafta olmamak mümkün değil. Amasız, fakatsız Şengül ve Şengül gibilerin yanındayız demek geliyor insanın içinden.
Gezgin Mercimek:
İkinci sırada kahkaha attırma potansiyeli yüksek Gezgin Mercimek adlı öyküye yer vermek istiyorum. Kitaptaki favori öykülerimin başında geliyor. Sekiz Vilayet dolaştırılıp on dört günde adresine ulaştırılan Mercimek Hazretleri’nin çileli yolculuğu pek tatlı biçimde anlatılmış. Yazarın üslubunu, hiciv konusundaki yetkinliğini görmek için ideal bir öykü olduğu kanısındayım. Eminim ki bu öykü sizlerin de keyfini yerine getirecektir…
Kara Davut:
İlk kez Novelius Edebiyat’ta yayımlanan Kara Davut’la tekrar karşılaşmak beni ziyadesiyle mutlu etti. Şaşırtıcı, okurunu ters köşeye yatıran bu öyküyü, konusu ve finali itibarıyla dikkate değer buluyorum.
Mavi Boncuk:
Masal sevmeyenimiz yoktur herhâlde. Hayvanların, bitkilerin vs. konuşturulduğu öyküler hep masalsı gelmiştir bana. Mavi Boncuk öyküsünü okuyanların, kiraz ve vişne ağaçlarına daha bir dikkatle bakacağını düşünüyorum.
Arafta:
Kahramanın seslenişiyle okuru sarsan bir öykü, Arafta. Finaldeki pasajdan anlaşıldığı kadarıyla gerçek bir olaydan esinlenilerek yazılmış. Konusuna değinmeyip, büyük trajedinin çok hisli bir anlatımını okuyoruz demekle yetineceğim sadece. Ayrıca argonun ve sokak ağzının öyküye adaptasyonunu da çok beğendim.
Tunç Heykel:
Öykünün adına bakınca sanatsal bir şeyler bekliyorsunuz ama hiç de öyle değil. Kitapta sıklıkla karşılaştığımız gibi yine bir trajedi öyküsü. Tek farkı daha yumuşak ve kısa olması.
Saadet:
Devrimcilikten mahpus yatan Saadet, maddi manevi çökük hâlde içeriden çıkar. Saadet’in abisi Hüseyin, çareyi Ülkü Hanım’a başvurmakta bulur ve öykümüz bu girizgâhla başlar ve gelişir… Gerçek hayattan beslenen, iyilik, güzellik, insanlık namına ilham verici örnekler sunan öyküleri okumayı pek severim. Saadet’te bu isteğimi fazlasıyla karşıladım. Sonu biraz anlatıcının iç döküşüne, kendi derdini öne çıkarmasına döndü ve anlatıcıyla yazar çok iç içe geçti sanki ama olsun… Geneli itibarıyla çok severek okuduğum öykülerin başında gelir Devrimci Neandertal Saadet’imizin öyküsü…
Resim ve edebiyat alanındaki çalışmalarının meyvelerini bizlerle buluşturan yazarımızı tüm bu değerli çabaları ve üretkenliğinden ötürü kutlamamız gerektiğini düşünüyorum. Son olarak, Ülker Ünaldı’dan yeni öyküler, romanlar beklediğimi söyleyerek mini incelememi bitirmek istiyorum.
Yeni yazarlara kütüphanemizde daha çok yer açmamız dileğiyle…
KÜNYE:
Eser Adı: Ahşap Köşkün Basamakları
Yazar: Ülker Ünaldı
Yayınevi: Dilkitap
Editör: Mustafa Dilki
Tür: Öykü
Sayfa Sayısı: 120
Basım: 2023 Eylül
Kapak Tasarımı: Umut Can
Isbn: 9786259959016

Yorum bırakın