
Psikolojik polisiye roman üçlemesi Kopmuş İp, Kocama Tuzak Kurdum, Kırmızı Kadifenin Sırrı eserleriyle tanınan, alanında benzersiz bir çalışma olan Romandrama’nın yazarı, ODTÜ Edebiyat Kulübü’nün kurucusu, Uzman Klinik Psikolog, Psikoterapist ve Yazar Şule İzgi Şahin; özşefkat kavramını, özşefkatin sonradan öğrenilip öğrenilmeyeceğini, ilişkiler üzerindeki etkilerine yönelik merak edilenleri yanıtladığı köşe yazısıyla Edebiyat I Sanat I Hayat Dergisi’nde…
Özşefkat nedir?
Özşefkat, kendimize gösterdiğimiz olumlu ve sağlıklı yaklaşımdır. Ancak çoğu kere kendimize acımak veya bencilce sevmekle karıştırılır. Aslında geçen ay Terapi Sohbetleri’mizde ele aldığımız konuyla da çok paralel… Kurban ve kurtarıcı rolleri üzerinde durmuştuk. Özşefkat, kurban ve kurtarıcı rollerinde görülmeyen bir duygudur; kendimize merhametle yaklaşmak, zorluklar karşısında destekleyerek hayata devam etmek ve kendimize pozitif bir yerden bakmaktır. Özşefkat, bizim olmazsa olmazımızdır. Yaşamımızın devamı için son derece gerekli olmasına rağmen farkındalığımızın düşük olduğu ve bu beceriyi iyi kullanamadığımız bir alandır.
Özşefkati öğrenenemek üzerine
Yalnızca özşefkati değil, gündelik hayatta yapmayı istememize rağmen uygulayamadığımız pek çok konuyu terapiyle öğrenebilir ve hayatımıza katabiliriz. Özşefkatle hayatın içinde, tabiri caizse kendimizi dövmeden nasıl iyi davranabileceğimizi öğreniriz. Yaşamı kolaylaştırmak için özşefkat gereklidir. Herkes gibi hata yaptığımız zaman, kendimizi yerden yere vurmamalı, hangi zor durumların içinde olduğumuzu göz ardı etmemeliyiz. “Ben bu hatayı nasıl yaptım, nasıl bu hâle düştüm?” sözleriyle son derece ağır eleştiri ve yargılama yapmaksızın, “gerçekler neydi, ben bu durumda ne yapabilirdim ve bu durumu düzeltmek için neye ihtiyacım var?” sorularını yönelterek içimize dönmek, aslında özşefkat demektir. Herkesin kuşkusuz hata yapmaya hakkı vardır. Hiçbirimiz mükemmel değiliz. Özşefkati kullanamayanlar genellikle mükemmeliyetçi yapıda olanlar ve her şeyi kusursuz yapmaya çalışanlardır. Bu kişiler kendilerine karşı çok sert davranırlar, oysa olabildiğince iyi ve sıcak bir yaklaşımla bakabilmeliyiz… Dışarıdan kendine bakabilen insanların, birbirleriyle olan ilişkilerinin de kendiyle olan ilişkisinin de çok değişeceğini ve iyileşeceğini düşünüyorum.
Özşefkat gösterebilmek için hayat duruşumuzun ve bakış açımızın değişmesi gerekir. Öncelikle insani bir şekilde, yargılamadan, suçlamadan kendimize yaklaşmayı öğrenmemiz gerekiyor. Hepimiz için kabul görmek, sevilmek, doğal ve temel bir ihtiyaçtır. Bizler sosyal varlıklarız ve toplum içinde var olabiliyoruz. Tek başına yaşamak, kendini toplumdan bu anlamda izole etmek, insani açıdan çok sağlıklı değil. Dolayısıyla başkalarınca kabul görmek ve sevilmek, toplum içinde yer edinmek önemli olsa da bunun dozunu ayarlamak da bir o kadar önemlidir… Geçen ay ele aldığımız kurtarıcı rolündeki gibi, sevilip kabul göreceğiz derken başkalarını kurtarmaya çalışırsak kendimizi heba ederiz. Göze girmeye çalışıp, başkalarına kendimizi feda edip sonra kurban rolüne geçmemeliyiz. Dengeyi kurabilirsek hem kendimizi kabul eder ve severiz hem de çevremizdeki kişiler bizi kabul eder ve severler.
Yeni bir bakış açısı oluşturmak uzman desteğiyle mümkün
Aslında hepimiz, kendimizle ilgili aksaklıkların farkındayız. Bugüne kadar tüm danışanlarım yanlış ilerleyen durumların ve sorunların farkında olarak geldiler. Kendimizde yanlış giden durumların farkında olmamıza rağmen o olumsuz durumları ve sorunları nasıl olumlu bir şekilde değiştireceğimiz, hayatlarımızı nasıl yeniden düzenleyebileceğimiz konusunda uygulama sorunları yaşarız. Bu nedenle tam da burada, uzman desteğine ihtiyaç var; yeni bir bakış açısı oluşturmak uzman desteğiyle mümkün…
Unutmamak gerekiyor ki ancak değişimde kararlıysak değişebiliriz. Kendimizle kurduğumuz ilişki biçimi, özellikle özşefkat açısından düşünüldüğünde, iç sesimizin sesli bir şekilde ifade edilmesi ile anlaşılabilir. Kendimizle olumlu bir ilişki kurmak istiyorsak, “ben ne kadar aptalım, ben bu hatayı nasıl yaptım, kendimi hiç affetmeyeceğim, çok şişmanım, kendimi başarısız görüyorum” cümlelerinden, düşüncelerinden uzak durmalıyız. “Burada bir hata yapmış olabilirim ama ben bunu düzeltecek kapasiteye sahibim. Düzeltmek için gerekli destekleri (sosyal destek olabilir, teknik destek olabilir, psikolojik destek olabilir) hem dışarıdan almaya hem de içimdeki kaynaklardan yararlanmaya hazırım” duygusuyla bakış açımızı değiştirdiğimiz takdirde, kendimizle iyi bir ilişki kurarız. Böylece özşefkati hem öğrenmiş hem de uygulamış oluruz.
Şule İzgi Şahin




Yorum bırakın