Klinik Psikolog, Psikoterapist ve Yazar Şule İzgi Şahin ile Terapi Sohbetleri:

Psikopatoloji İz Düşümünde Edebiyat ve 20. yılında ODTÜ MD Edebiyat Kulübü

Psikolojik polisiye roman üçlemesi Kopmuş İp, Kocama Tuzak Kurdum, Kırmızı Kadifenin Sırrı eserleriyle tanınan, alanında benzersiz bir çalışma olan Romandrama’nın yazarı, ODTÜ Edebiyat Kulübü’nün kurucusu, Uzman Klinik Psikolog, Psikoterapist ve Yazar Şule İzgi Şahin, “Psikopatoloji İz Düşümünde Edebiyat ve 20. yılında ODTÜ MD Edebiyat Kulübü” köşe yazısıyla Edebiyat Sanat Hayat Dergisi’nde… 

Yirmi yıl önce edebiyatla ilgilenen birkaç arkadaşımla birlikte “Edebiyat kulübü kursak, birlikte okuduklarımızı paylaşsak ve çevremizdeki edebiyatseverlerin de dahil olduğu bir ortam yaratsak ne güzel olur” fikriyle yola çıkarak ODTÜMD Edebiyat Kulübünü kurduk.  Kulübümüz, yaklaşık 1.800 küsur katılımcısı olan, yirmi yıldır aralıksız devam eden, edebiyat kulübünden çok daha büyük bir hâle gelen edebiyat ortamına dönüştü. 

Edebiyatın insan psikolojisi ve ruhu üzerindeki etkileri

Edebiyat ve insan psikolojisi arasında kuşkusuz büyük bir etkileşim var. Hem psikolojinin hem de edebiyatın malzemesi insan… Dolayısıyla psikoloji ve edebiyat dediğimizde, duygu geçişleri açısından birbiriyle son derece ilişkili ve büyük bir etkileşim içinde olan iki ana daldan bahsediyoruz. Edebiyat tarihine bakarsak, Shakespeare’in pek çok edebiyat eserinde hem birtakım psikolojik vakaları inceleme şansı buluruz hem de okuduklarımız bize bir nevi terapi gibi gelir; duygularımızın boşaltımına sebep olur, yani katarsise ulaşmamızı sağlar. Dolayısıyla çift yönlü bir etkileşim yaşarız. Özellikle psikopatoloji alanında Shakespeare’in eserlerinde yer alan pek çok karakter, başta Freud olmak üzere birçok kuramcıya psikolojik hastalıklar ve kavramlar açısından ilham vermiştir. Nice psikoloji kuramının ismi bu ilham sayesinde belirlenmiştir. Yine Shakespeare’den yola çıkarsak Hamlet’teki baba figürü ve Dostoyevski’nin Karamozov Kardeşler’i, Oidipus kompleksinin ilham vericileri olarak Freud’un kuramında karşımıza çıkar. Shakespeare’in Macbeth eserindeki Lady Macbeth’in ellerini durmadan suçluluk duygusuyla yıkamasını yine bu kuramlarda görürüz. 

Edebiyat, bizimle duygularımız veya yaşantımız arasında köprü kurar

Psikopatoloji açısından edebiyat ve psikoloji son derece ilişkilidir. Seçtiğimiz eserler, bizim o anki duygusal ihtiyaçlarımızı belirleyen eserler olur. Eğer bilinçli tercih yapıyorsak seçtiğimiz eser bizimle duygularımız arasında, belki o ana kadar fark etmediğimiz duyguları anlamamızı veya ifade etmemizi sağlayan bir köprü oluşturur. Bizimle duygularımız veya yaşantımız arasında köprü oluşturması edebiyatın en kuvvetli yönüdür. 

Psikoloji ve edebiyat alanındaki uzmanlığım yeni gelişmeye başladığında, okuduğum eserler beni de herkes kadar etkiliyordu. Öğrencilik yıllarımda, başta klasikler olmak üzere okuduğum bütün kitaplar kendi edebî gelişimim ve psikoloji altyapımı oluşturması açısından önemli rol oynamıştır. Bir eseri duygu ve psikolojik derinliğini anlayarak okumak, hem klinik psikolog hem de yazar olarak farklı bir bakış açısı kazanmamda büyük yarar sağlamıştır. Hayatın içinde sürekli mesleğimizle yaşamak mümkün olmadığından okuduğum eserleri her zaman meslekî açıdan ele almıyorum. Keyif almak için okuyorsam mesleğimi bir kenara bırakıp okuyorum ama eğer farklı bir gözle ele almam gerekirse mesleğimi kullanıyorum.

ODTÜMD Edebiyat Kulübünün yirminci yılında da psikolojik derinliği olan eserler okunacak

Hatırlatmak isterim ki klasikleri okumak gerçekten çok önemlidir. Klasikler, içinde psikolojik derinliği olan eserlerdir. Farklı bir gözle okumak kişisel gelişim açısından faydalı olur. Biz de bu sebeple Edebiyat Kulübünde tekrar Dostoyevski ve nice yazarın psikolojik derinliği olan eserlerini farklı bir gözle okuyacağız. Son derece güzel bir edebî seçkimiz var. Kulübümüzde mesleğimin gereği olarak kitapların psikolojik yorumlarını yapıyorum. Edebiyatı seven iki bine yakın insan yirmi yıldır bizimle okuyor, paylaşım yapıyorsa bunun bir nedeni de titizlikle seçilen kitaplar ve oluşturduğumuz edebî ortamdır.

Bu sene şahane bir okuma seçkisi ve sunumlarla Edebiyat Kulübümüzün yirminci yılını kutluyoruz. Ekim ayının sonunda ODTÜ Mezunları Derneği Edebiyat Kulübü yeni dönemimizde Oğuz Atay’ın unutulmaz eserleri Tutunamayanlar ve Tehlikeli Oyunlar ile başlayacağız. Ankara’daki tüm edebiyatseverleri bekliyoruz. 

Klinik Psikolog, Psikoterapist ve Yazar Şule İzgi Şahin

Yorum bırakın