Yeri ve Göğü Birbirine Bağlayan Köprü: Babel Kulesi
Hem insanları “Tanrı” ile hem de “Tanrı”yı insanlar ile bir araya getirecek, yer ile göğü birbirine bağlayan bir köprü, bir kapıydı Babel Kulesi. Efsaneye göre Tanrı, kendine ulaşmaya çalışan insanların bu teşebbüsünü saygısızlık olarak görmüştü. İnsanların tahmininin aksine bu parlak fikir “Tanrı”nın hiç de hoşuna gitmemişti. Bir ceza olarak, o zamana kadar aynı dili konuşan insanların dillerini karıştırıp bir karmaşa yaratmış ve bütün planı altüst etmişti. Artık insanlar, kendilerini bilmezliğin bir cezası olarak, birbirleriyle anlaşamaz hâle gelmişlerdi.
Peki kimlerin “Tanrı”sı bu kadar kibirli…
Günümüzün en büyük hastalıklarından biri değil midir kibir?
İnandığı tanrısının kibrini normalleştiren insan da o kibrin mayası değil midir?
Erich Fromm “insan, evrimini itaatsizlik eylemleriyle tamamlamayı sürdürdü,” der. Belki bizler de farklı dilleri konuşan insanlar olarak kibre karşı her daim örgütlenmeyi seçerek bu evrimi sürdürebiliriz.
Pieter Bruegel’in 1560 yılında yaptığı yağlı boya eserini iplikle yorumlamaya çalıştım. 272 farklı ip kullanarak tam yedi ayda tamamladığım bu çalışma, insanın özüne dair pek çok şey düşündürdü bana. Kulenin altındaki düşünen adamı da bu yüzden yaptım sanırım. Dillerimiz farklı olsa da birlikte düşünecek ne çok şeyimiz var…
Kezban Akyol











Yorum bırakın