
BURAK ERİM VE TAMER LEVENT BULUŞMASI
“Düşlere Yolculuk | Sanata Evet” Resim Sergisi
Galeri Kambur Bebek’te Sanat ve Düşünce Buluşuyor
Burak ERİM ve Tamer LEVENT, sanatın dönüştürücü gücü üzerine şekillenen “Düşlere Yolculuk / Sanata Evet” projesi kapsamında İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor.
Resim sanatını düşünce, yaşam ve insanla kurduğu bağ üzerinden ele alan proje; farklı kentlerde gerçekleştirilen sergilerin ardından Galeri Kambur Bebek’te yeni bir buluşmaya dönüşüyor.
Burak ERİM’in özgün resim dili ile Tamer LEVENT’in sanat, kültür ve yaşam üzerine geliştirdiği düşünsel yaklaşımın kesiştiği “Düşlere Yolculuk / Sanata Evet”, izleyiciyi yalnızca eserleri görmeye değil, sanatın insan hayatındaki yerini yeniden düşünmeye davet ediyor.

SANAT ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE YOLCULUĞU
Serginin temelinde, sanatın yalnızca estetik bir ifade alanı olmadığı; aynı zamanda insanı, yaşamı ve toplumu yeniden düşünmenin güçlü yollarından biri olduğu fikri bulunuyor.
Burak ERİM’in resimlerinde öne çıkan hareket, ritim, renk ve gündelik yaşamdan beslenen imgeler; izleyiciyi kendi düşleri ve anılarıyla karşılaştıran özgün bir görsel dünyaya taşıyor.
Tamer LEVENT’in sanatın yaşamla kurduğu ilişkiye dair yaklaşımı ise bu görsel dünyanın düşünsel katmanını güçlendiriyor.
Bu yönüyle “Düşlere Yolculuk / Sanata Evet”, iki farklı sanat disiplininin ve iki farklı bakış açısının ortak bir zeminde buluştuğu bir proje olarak öne çıkıyor.

İSTANBUL’DA YENİ BİR BULUŞMA
Ankara, Aydın ve Bodrum gibi farklı şehirlerde sanatseverlerle buluşan “Düşlere Yolculuk / Sanata Evet”, İstanbul’daki Galeri Kambur Bebek sergisiyle yolculuğunun önemli duraklarından birine ulaşıyor.
Bu buluşma, projenin bugüne kadar oluşturduğu birikimin İstanbul sanat ortamında izleyiciyle yeniden paylaşılması açısından da ayrı bir önem taşıyor.
Burak ERİM ve Tamer LEVENT, sanatın yalnızca galerilerde ve müzelerde değil, yaşamın her alanında karşılık bulabileceği düşüncesinden hareketle izleyiciyi sergiye davet ediyor.
“Düşlere Yolculuk / Sanata Evet”, sanatseverleri renklerin, imgelerin ve düşüncelerin arasında kendi yolculuklarını keşfetmeye çağırıyor.

SERGİ BİLGİLERİ
Sergi: Burak ERİM & Tamer LEVENT – Düşlere Yolculuk / Sanata Evet
Mekân: Galeri Kambur Bebek – İstanbul
Tarih: 4 – 16 Ağustos 2026
Resimler: Burak ERİM
Metin: Tamer LEVENT

BİSİKLETLERİN BELLEK YOLCULUĞU İLE SANATA EVET FARKINDALIĞI
TAMER LEVENT
Oyuncu, Yazar, Yönetmen
Şubat 2025
Sevgili Burak Erim’in bisiklet teması üzerinden yaptığı resimler, çağımızda önemli bir farkındalık yaratıyor. Böyle özgün bir temayı resmettiği ve yorumladığı için öncelikle onu tebrik ediyorum. Bisiklet ilk icad olduğunda, şaşırtıcı bir aygıt olarak görülmüş herhalde. Bütün buluşların ilkinde olduğu gibi. Ona da “şeytan icadı” diyenler olmuştur mutlaka. Turhan Selçuk’un, Abdülcanbaz isimli çizgi roman klasiklerinde, Abdülcanbaz’ın üç tekerlekli bisiklet ile ilk kez İstanbul sokaklarında dolaştığı, çizimler dosyası açılvermişti belleğimde. 2022 yılında Büyükada’da Adalar Müzesinde açılan “Bisiklet Üzerinde 137 Yıl” sergisi aklıma gelmişti. “Bellek kültürdür.” gelmişti aklıma. “Kavramsal sanat” gelmişti. Önceleri yadırganan bisiklet, daha sonra bütün ülkelerde insanlığın yaşamının içinde yer almıştı. Kabul gördükten sonraki ilk evrede lüks bir binek aracı idi. Daha sonraları teknolojinin gelişmesi, motorlu araçların icat edilmesiyle bu lüks dönemi bitti.
Bisiklet, bu pahalı araçları alamayanların taşıtı oldu. Bu nedenle biraz da küçümsendi. Büyük mağazalarda çalışanlar, bisiklet ile gelen müşterileri küçümsediler. Bisikletlerini park ettirmediler ama bisiklet bunları önemsemedi. Kendi değerini biliyordu çünkü. Bisikletin çevreci kimliği ve onu kullanan kişinin beden ve ruh sağlığına iyi gelmesi keşfedilmeye başlandı. Tüm dünyada bisiklet yarışları spor dalları arasında yerini aldı. Bisiklet, tekrar farklı bir bilinçle itibar kazanmaya başladı.
(…)
SANATA EVET, birbiriyle ilişkilendireceğimiz, geçmişten günümüze, günümüzden geleceğe, insanın daha iyi daha güzel daha doğru bir dünya için yarattığı bilgi ve düşüncelerin ismidir. İçinde bulunduğumuz ve kaotik bulduğumuz milenyumda, çözümler sağlayabilecek ortak aklın vizyonu. Burak Erim sergisinde siz de bisikletinizi seçin ve SANATA EVET yolculuğuna başlayın. İnsanlığın diğer canlılardan farklı gelişmesine neden olan buldukları çözümlere, başarılara nasıl ulaştıklarını, insanlığa nasıl değer kattıklarını düşünün. Kendinizi düşünün, karamsar olmayın, neler yapabileceğinize dair fikirler geliştirip onları asla yorulmadan, bütün zorluklara rağmen şikayet etmeden gerçekleştirmeye karar verin. Bu yolculukta lastik patlayabilir. Bisikletten düşebilirsiniz ama bunların olabileceğini önceden de bildiğiniz için asla karamsar olmayın. Çare bulup kaldığınız yerden yola devam edin.

BURAK ERİM
1987 yılında Eskişehir’de doğan Burak ERİM, 2006 yılında Eskişehir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nden, 2010 yılında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Resim İş Eğitimi Bölümü’nden mezun oldu. 2017 yılında İzmir Yaşar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Grafik Tasarım yüksek lisans programını tamamladı.
31 kişisel sergi açan Erim, aralarında II. Yunus Ensari Resim Yarışması, II. Söbutay Özer Resim Yarışması, Uluslar Arası Portekiz 7. Genç Ressamlar Resim Yarışması’nın da bulunduğu toplam 42 ödülü bulunmaktadır. Sanatçı, Polonya Barbarka Plastik Sanatlar Çalıştayı, İspanya De İsatanbul A Barcelona Esart Galeria, Barcelona gibi çeşitli ulusal ve uluslararası sergi, çalıştay, fuar, festival vb. etkinliklere, yarışmalara ve karma sergilere katıldı.
Sanatçıya ait eserler, birçok kurumsal ve kişisel koleksiyonun yanı sıra Güney Kore, Polonya (Varşova), Singapur, Amerika (New York), ve Fransa (Paris) koleksiyonunda da yer alıyor.
Erim, çalışmalarını Aydın ve Eskişehir’de bulunan atölyelerinde sürdürmektedir.
Zihinsel Ve Ruhsal Bir Yolculuğu Temsili
Resimlerimde bisiklet ve plaj teması yalnızca birer nesne ya da manzara değildir; onlar zamanın, hafızanın ve insanın içsel yolculuğunun metaforlarıdır. Tuval üzerine çalışırken renkleri gerçekliği betimlemek için değil, duyguyu görünür kılmak için kullanırım.
Bisiklet benim için hareketin simgesidir; ama bu fiziksel bir hareketten çok zihinsel ve ruhsal bir yolculuğu temsil eder. Park edilmiş bir bisiklet bile geçmişin izlerini, gidilmiş yolları ve henüz çıkılmamış rotaları taşır. Gölgeler, yansımalar ve lekesel arka planlar zamanın akışkanlığını anlatır. Figür olmasa bile insan vardır; çünkü bisiklet insanın varlığını ima eder.
Plaj resimlerimde ise kalabalıklar anonimdir. Şemsiyeler, renkli yüzeyler ve denizin ritmi, modern hayatın geçiciliğini ve yazın hafifliğini bir araya getirir. Figürler belirgin kimlikler taşımaz; onlar birer an’dır. Deniz kenarında yürüyen bir çocuk, bisikletini kuma bırakmış bir kadın ya da ufka bakan bir siluet… Hepsi yaşamın sade ama derin anlarına işaret eder.
Akriliğin katmanlı yapısını bilinçli olarak kullanırım. Arka planlarda soyut lekelerle kurduğum yüzey, ön plandaki figüratif anlatımla karşıtlık oluşturur. Bu karşıtlık, hayatın karmaşası ile bireyin yalın varlığı arasındaki gerilimi temsil eder. Renklerimde cesaret vardır; çünkü yaşamın kendisi nötr değildir.
Benim resimlerim bir hikâye anlatmaz; bir duygu alanı açar. İzleyici kendi anısını, kendi yazını, kendi yolculuğunu bu yüzeyin içine yerleştirir.
Bisikletlerimde zaman durur.
Plajlarımda ise zaman akar.
Ve ben, bu iki hareket arasında insanın izini ararım. Burak ERİM

Yorum bırakın