Bu Dünya Kimseye Kalmayacak | Büşra Durmuş

Topraktan gelip toprağa dönen insanoğlunun her ferdi elbet doğanın kendine dönüşecek. 

Hâl böyleyken ‘benim, bizim’ sandığımız dünyaya ve dünya malına neden bu kadar bağlanıyoruz? Aslında hiçbir şeyin sahibi değilken bir süreliğine burada bulunuyor ve dünya mallarından faydalanıyorken maddi olana bu denli bağlanmamızın nedenini merak ediyorum.  

Şan, şöhret, para, makam ve daha nicesi… Peki bu bağımlılıkların en tehlikelisi hangisi? Elbette herkes farklı fikirler sunabilir. Takvimler 2025 yılının Nisan ayını gösterirken makam tutkusunun en tehlikeli dünyevi bağımlılık olduğunu düşünüyorum. Çünkü makam kullanılma biçimine bağlı olarak şan, şöhret ve parayı da beraberinde getirebilir. Yani makama bağımlı isen zaten şan şöhrete ve paraya da bağımlısındır. 

Oysa dünya nasıl kendi ekseni etrafında dönüyorsa hayat da zaman denilen mefhumun ekseninde dönüyor. Gün geliyor ve halefler seleflere devir teslim etmek zorunda kalıyor. Halefler makamların kazanımlarından vazgeçmez ve selefleri yok etmek isterse neler olabilir? Halefler seleflere karşı yürüttüğü yok etme politikasında ne kadar ileri gidebilir? 

Duygu dünyamda önemli bir yeri olan, ülkemizin kıymetli sanatçısı Sertap Erener ne güzel söylüyor şarkısında:

“Ben birinin beyazı

O uzak doğu

Sen birinin günahı

Ben orta doğu


Ben birinin ölümü

Biz yakın doğu


Sen birinin doğumu

Hepimiz insanoğlu”

Şarkıdan hareketle, madem hepimiz insanoğluyuz o zaman neden bu adaletsizlik? Madem hepimiz insanoğluyuz neden hem dünya hem ülke ekonomisinde en büyük payı belirli gruplar ve makam sahipleri alıyor? Madem hepimiz insanoğluyuz neden kadınlar hâlâ ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor? Madem hepimiz insanoğluyuz neden dil, din, ırk, cinsiyet ayrımından söz ediyoruz? Madem hepimiz insanoğluyuz neden düşünce özgürlüğü bulunan bir ülkede laiklik düşüncesini savunduğu için bir insana dava açılıyor? Madem hepimiz insanoğluyuz neden makam sahipleri halef olmayı kabul edip seleflerine üslubunca makamlarını teslim etmiyorlar? Madem hepimiz insanoğluyuz neden makamımıza, işimize rakip gördüğümüz insanlara saldırıyoruz? 

Tüm bu sorulara umarım yanıt bulabiliriz. Biz hep yaptığımız gibi sanata kulak verelim. Ülkemizin değerli sanatçısı Sertap Erener’in sözleri boşuna değil:

Kanunu yazsan
Sahibi olsan
Ne fayda

Tacını taksan
Galibi olsan
Ne fayda

Yalnız gelir çırılçıplak, kalırsın bir avuç toprak
Önce insan olmaya bak
Dünya da hiç kimseye kalmayacak

Yalnız gelir çırılçıplak, kalırsın bir avuç toprak
Önce insan olmaya bak
Bu dünya da hiç kimseye kalmayacak.

 

Büşra Durmuş

Yorum bırakın